Make your own free website on Tripod.com

EĞİTİM DAĞARCIĞI Aydın Tiryaki 2000 tiryaki@isbank.net.tr

egitim468gorus.gif (3787 bytes)

EĞİTİM DAĞARCIĞI GÖRÜŞLER
ATATÜRK ve MATEMATİK
Oya Başak FIRAT
Matematik Öğretmeni

ATATÜRK ve MATEMATİK


Ortaokulda okurken Matematik Öğretmenimin verdiği bir ödevle ilgili araştırma yaparken evimizin kütüphanesinde bir kitapla karşılaştım. İçinde geometrik şekiller ve bazı formüller vardı. Arap harfleri ile yazılmıştı. Bu kitap cumhuriyetten önce ilkokul seviyesindeki okullarda okutulan bir kitapmış. Şekillerin altındaki açıklamaları anneanneme okuttum hiçbir şey anlamadım. Kitap anneanneme aitti ve ilkokulda bu kitabı okuduklarını söyledi. Üçgenin altında müselles, karenin altında murabba yazıyormuş. Bu araştırma beni başka soruların yanıtlarını aramaya yöneltti. Bugün kullandığımız matematik terimleri nereden geldi, kim buldu? Araştırmalarımı derinleştirdim ve Atatürk'ün yazdığı Geometri kitabına ulaştım. Biraz önce söylediğim terimlerin türkçesi bizzat büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazılarak matematik bilimine kazandırıldığını öğrendim. Bir kez daha o büyük insanın önünde saygıyla eğildim. Geometri kitabı ilk kez 1937 yılında yayımlanmıştı. Atatürk'ün bizzat kendisi tarafından yazılan bu kitaptaki Matematik terimlerinin " boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesen, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, düşey, yatay, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, eşkenar dörtgen, eşkenar üçgen,..." bu gün konuştuğumuz sözcüklerden olduğunu görüyoruz.


Kitapta her tanım, söz konusu kavramı eksiksiz ve açık biçimde anlatmakta ve özel nitelikleriyle belirtmektedir. Ayrıca her biri için ayrı gerekli örnekler verilmiştir. Atatürk yaşamı boyunca hep matematikle uğraşmıştır. Eskiden geometri terimleri anlaşılmaz bir biçimdeydi. Şimdikileri öğrendikten sonra güçlüğü daha iyi anlıyorum. Müselles sözcüğünü ele alalım Arapça sülüs sözcüğünden türetilmiştir. Arapçadaki sülüs ile müselles sözcüklerinin arasındaki ilişkiyi kavrayabilmek, arapça bilmeyenler için çok zordur. Sülüs üç demektir. Üçün yanına gen getirirsek üçgen sözcüğü oluşur. Bu müselles sözcüğünden daha kolay anlaşılmaktadır. " Müsellesin sathı yatalay, dikeley zarbının müsavatına müsavidir." Tümcesinden ne anlıyoruz? Ben hiçbir şey anlamadım. Oysa bu tümce "üçgenin alanı tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir." Demektir.
Peki Atatürk niçin bu terimleri değiştirme isteği duymuştur.13 Kasım 1937 tarihinde Sivas'a gitmiştir ve 1919 yılında Sivas kongresinin yapıldığı lise binasında bir geometri ( o zamanki adıyla hendese ) dersine girmiştir. Bu derste öğrencilere sorular yönelterek, eski terimlerle matematik öğreniminin zorluğunu bir kez daha saptayan Atatürk "Bu anlaşılmaz terimlerle bilgi verilemez. Dersler Türkçe terimlerle anlatılmalıdır." Diyerek kesin yargısını açıkladıktan sonra, dersi kendi buluşu olan Türkçe terimlerle ve çizimleriyle anlatmıştır. Bu arada Pisagor teoremini de çözümlemiştir.


Atatürk çok farklı konular üzerinde düşünmüş olmakla birlikte, düşüncelerinin ortak bir ifade özeliği matematikle donatılmış bir mantığın egemenliğini çoğu kez belirgin bir biçimde yansıtmasıdır. O bu davranışını 23 Temmuz 1919 yılında şöyle açıklamıştır. "Zamanında hiçbir şeyi kaçırmamak ve zamansız hiçbir şeye uzaktan, yakından tevessül etmemek dikkatimizi oluşturmalıdır." Atatürk toplumsal bir olguyu açıklarken söz konusu olabilecek tüm olasılıkları dikkate alarak, sorunu temelde sanki matematiksel bir irdelemeden geçirmiştir. " Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür." Bu özdeyiş ise geometri kavramını bilen çağdaş bir insanın düşüncesidir. O, tüm bin yılların en büyüğüdür.

Oya Başak Fırat
Matematik Öğretmeni

Atatürk ve Matematik Oya Başak Fırat
Yazıldığı tarih: 19 Şubat 2001
1. Güncelleme:
2. Güncelleme:

Son güncelleme : 21 Şubat 2001 Çarşamba 01:16

Click Here!