Make your own free website on Tripod.com

EĞİTİM DAĞARCIĞI
Aydın Tiryaki  2000
tiryaki@isbank.net.tr

egitim468tartisma.gif (3728 bytes)

orange01a.gif (250 bytes) EĞİTİM Müyesser SAKA orange01a.gif (250 bytes)

EĞİTİM

Eğitim ve Toplum Düzeni kitabında Bertrand Russel "İyi birey bütünün iyiliği için çalışır; Bütünün iyiliği, bireyler için iyi olan şeylerden meydana gelir." Bizler de toplumumuza en büyük katkıyı yetiştirdiğimiz öğrencilerle yapmaya çalışıyoruz. Fakat yapmış olduğumuz uygulamada acaba yanılgıya mı düşüyoruz. Aynı kitapta bunu değerlendiren şöyle bir tümce var: "Ama uygulamada, çocuğu birey olarak görmenin sonucu olan eğitim, onu geleceğin yurttaşı olarak gören eğitimden çok ayrıdır." Demek ki burada yanılıyoruz. Bireyi iyi yetiştirmek, yurttaşı iyi yetiştirmek anlamına gelmiyor. Öğrenciye ders anlatırken sezgisel olarak bir çok kavramı, ayrı kafalarda , aynı biçimde düşündürebiliyoruz. Pırıl pırıl aydınlık yüzleriyle bizlere geldiğinde bilmediklerini öğretebiliyoruz. Neden onu topluma gönderdiğimizde bir çok düzensizlikler ortaya çıkıyor. Ben bunu neden sorusunu sormasını öğretemediğimizde buluyorum. "Neden" sorusunu sormuyor, yanıtını araştırmıyor bizim çocuklarımız. Çünkü, doğduğu andan başlayarak onların yerine büyükleri hep karar vermiş, onların yerine hep büyükleri düşünmüş. Oysa yirmi birinci yüzyıl düşünebilen, kendi karar verebilen, geleceği gören, üreten, uygulayan bireyler istiyor. Çok sevdiğim bir söz var bilgiye verilen yeni ad "Entelektüel Sermaye" .

Öğrencilerimize birey olarak öğrettiğimiz bir çok şey onlara yurttaş olarak gerekmiyor. Öyleyse, gençleri eğitirken, ona ne öğrenmesi gerektiğini kendilerinin seçmesini öğretelim. Bu seçmeyi gerçekleştirirken salt bireyin gereksinmelerini değil toplumun gereksinmelerini de öğretelim.

Bir gün oğlum beş yaşındayken yere yatmış ağlıyordu ve bir yandan da bana söyleniyordu;" Küçükken yaramazlık yapıyordum, bir şey söylemiyordun. Büyüdüm her zaman azarlıyorsun. Şunu doğru düzgün anlatamaz mısın? Küçücük kalbimi kırma benim." Ben onu eğitmeğe çalışırken o beni eğitiyordu. Bazen de önlemini alıyordu. " Ama anne ben bilemiyorum, yaramazlık yapıyorum. Kızma bana, daha çok küçüğüm ben. Hem büyükler küçüklere karşı gelmez." Diyordu. Öğretmen olamama karşın susuyordum. İşe nereden başlamalıyım diye düşünüyordum. Çocuğu hangi yaşata nasıl eğitmeliydik? Topluma sağlıklı bireyler yetiştirebilmek için yöntemimiz ne olmalıdır? Araştıralım, inceleyelim çocuklarımız iyi bir yurttaş olsunlar.

Müyesser SAKA

EĞİTİM... Müyesser SAKA
Yazıldığı tarih: 5 Mayıs 2000
1. Güncelleme:
2. Güncelleme:

Son güncelleme : 28 Mayıs 2000 Pazar 00:12

Click Here!